Sezgicilik, akıl ve deneyim ekseni üzerinde gelişen ve bilginin kaynağında sezginin olduğunu öne süren görüş olarak karşımıza çıkar. Bu görüşün ideal temsilcisi ise, Fransız düşünürü Henri Bergson’dur. Bergson (1859-1941) aslında bilgi görüşünde, iki tür bilgi biliş tarzı arasında bir ayrım yapar, kuru bir akılcılık ve bilimciliğe karşı çıkan akılcılık, ilk bilgi deneyime ama özellikle de …
Bilginin Kaynağı
Bilgi türleriyle alakalı, araştırma ve tartışmaların temelinde, bilginin kaynağı noktasına dayanan, yani bilginin akla mı yoksa deneyime mi dönük olduğu yönünde tartışmalar bulunur. Bilginin kaynağı üzerine düşünüm yolculuğu ise, doğru bilgiyi, hangi güç ya da zihinsel yetilerimize borçlu olduğumuzla ilgili tartışmalar doğrultusunda yükselir. Bu aşamada, dört ana tutum ya da konum, karşımıza çıkar. Bilginin kaynağı, …
Bilgi Türleri
Bilgi ve bilgi türleri, epistemolojinin uzun tarihi boyunca farklı epistemolojik yaklaşımların tutumlarına bağlı olarak çok farklı şekillerde sınıflanıp farklı türlere ayrılmıştır. Örneğin genel olarak bütün filozoflar, olduğundan başka türlü olamayan şeyleri ya da bağlantıları dile getiren bilgi türü olarak, apodeiktik ya da zorunlu bilgiyle, olduklarından başka türlü olabilmeleri bir çelişki yaratmayan şeylerin bilgisi anlamında olumsal …
Bilginin Sınırları
Bilginin sınırları anlam yolculuğu, Epistemolojinin, kuşkucuların argümanlarıyla vardıkları akıl yürütme ya da pratik bazı gerekçelerle savuşturulduktan sonra, gündeme gelen temel problem olarak, insan bilgisinin sınırları şeklinde karşımıza çıkar. Burada gündeme gelen soru, “öznenin kendi dışındaki nesneleri gerçekte olduğu şekliyle bilip bilemeyeceği” sorusudur. İlgili soruya verilen yanıtlardan biri, olumlu diğeri olumsuz bir sonucu bizlere sunar. Olumlu …
Bilginin İmkânı
Bilginin imkanı, Epistemolojinin, “bilginin ne olduğu ya da doğası bağlamında gündeme gelen problemleri dışında, “bilip bilemeyeceğimiz” sorusuyla ilintili olarak, gündeme gelen temel problemlerinden biri olduğu gibi çok yönlü ve ayrıntılı bir inceleme ve düşünüm analizi içerir. Kısaca, bilginin analizinin ardından epistemolojide “Nereye kadar bilebiliriz” ve “Herhangi bir şeyle ilgili olarak gerekçelendirilmiş bir inanca sahip olabilir …
Felsefenin Kurucu, Bütünleştirici Boyutu
Felsefenin kurucu, bütünleştirici boyutu; insanın zihninin bilişsel gelişimin veya aklın bir hedefe yönelimli çalışmasının bir sonucu olarak ortaya çıkar. İnsan zihni, sadece birtakım izlenim ya da deneyimsel verileri pasif bir şekilde almakla kalmaz, ayrıca onlara yapı kazandırarak anlam yükler. Ayrıca ayrı ayrı malumat ya da bilgi parçalarını bir araya getirirken, onlara kazanmış olduğu birtakım açıklayıcı …
Felsefenin Değeri, Felsefenin Bireysel Düzeydeki Katkıları
Felsefenin Değeri Felsefenin değeri, genel anlamda anlaşılması bir güç durum örüntüsü altında -yok- gibi algılanır. Özellikle modern dünyada bir şeye değer biçmenin en önemli yolu, şöyle ya da böyle onun somut yararını belirlemek ya da ölçmekten geçer. İşte bu noktada “felsefe” sözcüğünü işiten pek çok insanın ilk tepkisinin biraz da alaycı bir dille, onun hiçbir …
Felsefenin Toplumsal Düzeydeki Katkıları
Felsefenin Toplumsal Katkıları Felsefenin toplumsal katkıları, geniş ölçekli bir alanı kapsar. Bireysel düzlemde, insanı alışkanlıkların cenderesinden kurtararak özgürleştiren felsefe, genel bir düzlemde ya da toplumsal yansımalarda da önemli bir etkileşim sağlar. Toplum denildiğinde akla öncelikle, konum, statü ve ideoloji gibi olgular çerçevesinde gelişen bir yer edinme izlenimi gelir. Kişi, toplumsal yapıya uyum sağlamak adına, bir …
Felsefenin Eleştirel Boyutu
Felsefenin eleştirel boyutu Felsefenin kavramları analiz eden, düşünceler arasındaki ilişkileri araştıran analitik boyutuyla varlığın ya da dünyanın çok çeşitli unsurlarını birbirine bağlayan kurucu ya da bütünleştirici boyutunu tamamlayan boyutu eleştirel boyutudur. Aslında felsefenin, yeni bir yönü olmayıp, bir anlamda analitik boyutunun derinleştirilmesinde veya çözümleyici boyutu ile bütünleyici boyutunun daha bir üst düzeyde sentezlenmesinden oluşur. Başka …
Felsefenin Analitik Boyutu
Felsefenin Analitik Boyutu Felsefenin analitik boyutu da bütünleştirici boyutu kadar, önem taşır. Kurucu yönünün varsaydığı gibi çözümleyici boyutu da denilebilir. Kavramsal bir açıklığa kavuşmadan, düşüncelerin içerimlerini hesaba katmadan ve hepsinden önemlisi, doğru ve mantıklı akıl yürütmenin gerekli koşullarını sağlamadan, anlamlı sentezler yapmak ve hakikate nüfuz etmek imkansız olur. Söz konusu işlemlerin kapsamı içinde kaldığı, analitik …








