Bilinctinus Blog Deneme Felsefe Genel Kozmos

Bilinç, İleti Demeti-İletişim

Nöronlar Arasındaki İletişim-İleti Geçişleri

Özümüzü anlama yolunda, tüm formları ve bilgileri, kozmos boyutunda-kozmos yasalarına göre buluşturduğumuz an, çok yönlü algıların bir yerde toplandığını görmek ve bütünden dağılan, titreşim yansımalarını algılamak kolaylaşır. Böylece titreşimlerin dalgaları, dalgaların frekansları oluşturduğunu kavrayabilir ve algı düzeyimizi daha üst boyuta çıkarma yolunda, yaşamsal süreçte her görü ahenge bürünebilir ve zihinsel algı yansımalarında, yaşanılan detayların birer basamak olduğunu anlamak güzelleşir.

Böylelikle… Ritimleri hissedebilmenin düşünde, kozmosun özü, güzelliği, fantastik dokunuşlarla ruhuna dokunur, onu güzellik algınla yaratabilir ve sonsuzluğun izinde, onun sonsuz parçası olabileceğini ve ancak güzelliğin ruhuna erdiğinde, evrenin sonsuz dengesindeki sonsuzluğun ritimlerinde, ritimlerini oluşturabildiğini anlamanın güzelliğine erebilirsin…

ve tüm sırların ardı sıra saklanan, karmaşanın basitliğinde ve büyülü dengesinde, yaşamın sıradanlığında yer alan her türlü iletişim kıstaslarının yer aldığını görebilirsin…

Nöronlar, Yansıyan -Algı-

Beynimizde, vücudumuzda gezinen nöronlar, evrenin kıvrımlarında akan, birbirine karışan bir denge ve etkileşim, etkileşim halindeki nöronların her birinin oluşturduğu titreşimsel bilgi ağı ise, zihnimize dokunan, düşüncelerimize yansıyan…

Tıpkı internet ağı gibi, birbiriyle etkileşim halinde, frekanslar, dalgalar… her biri titreşim ritimlerinin yansımasında uzaklıkları yakın eder.

Kalbin artan azalan ritimleri, telefonun titreşimleri ya da anın içinde çekilen bir fotoğraf karesine yansıyan titreşim, frekansları… Her biri kozmosu anlamlandırma ve anlama yolunda, evren yasaları dikkate alınarak insanlar tarafından oluşturulan, kalıp-formlar (din, bilim vb.) oluşumlar gibi kozmos yasalarının özünü sunar.

Son zamanlarda hızla artan ve herkesin dilinde az çok duyulan, hissedilen; frekans, titreşim kelimeleri, kozmos enerjilerinin yoğun şekilde dünya boyutunda yansıma bulmasıyla alakalı… Pek tabii ki bunun altında yatan en büyük etkenlerden biri teknoloji… (Kozmos, kozmosun uzuvları teknoloji algısının üst seviyelerinde…ve ötesi (kimyası) büyülü yansıması…)

Hücrelerimizde, atmosferin tüm kıvrımlarında kozmosun haberci-ileti-iletişim formları mevcut iken, bir o kadar iletişimsizliğin yaşandığı dünyamız ise ironilerden sadece biri…

Birbirine Akan-İletilen: Bilgi Etkileşimi

Kozmik enerjinin hız kazandığı son dönemlerde, aynı frekanslara sahip bilinçler ya da bir diğer anlamıyla, titreşimsel hızı denk olan bilinçlerde -bilgi-düşünce akışı söz konusu olduğuna daha fazla rastlıyoruz. Aslında evrenin -daim olan bu döngüsüne- internetin hız kazanmasıyla tanık olma imkânı bulduğumuz doğru!..

Çünkü herkesin, internet ağında birbirine kayıtlı ağlarda -zincirlerle bağlı olduğunu ve akışın içinde seyrettiğini anında görebiliyoruz. Kitaplardaki tanıklığımız, şimdilerde daha da hız kazanmış durumda…

Düşüncelerimizi ya da kurguladığımız bir hikâyeyi, başkasında görme süremiz, günümüzde oldukça hızlı… Kim bilir! Sanal içinde, başka sanal dünyanın sınırlarındayız… Pek tabii ki kozmos yasalarını, iyiliğin özünden uzaklaştırarak, çıkarları uğruna kullananların -algı yönlendirmelerinin başka bir versiyonu, kopyalama bilinçlerin yansımaları da mevcut…

Ve her ne kadar, kolektif bilgi ağından düşüncelerin ya da bilgilerin size aktığı izlenimi sunulsa da bu noktada da yansıtılan birçok algı noktasında olduğu gibi yanlış anlamalar mevcut. Çünkü düşüncelerle kat edilen mesafe, bilincin ulaştığı nokta, farklı aşamalardan geçer. Bireyin düşünceleriyle, hisleri yoğrularak, pişer ve özümsemenin hissine varmanın yansımasında, birey hissine vardığı düşünceleri, aşkı, yorumlar, yansıtır.  (Tabii bu süreç sanatsal anlam açısından önemli…) 

Düşünmekle, okumakla… Bireyin bilincine düşen ya da yansıyan her ne ise, sorgulamanın ışığında, hislerin, duyguların geçişlerinde ulaşılan ve yoğrulan düşünce, artık onunla akar-ona karışır ve onun varlığını taşır.

Titreşimsel Ağ, Akan Yoğrulan, Pişen…

Düşüncelerle ulaşılan ve varılan yer, sonsuzluğun bilgi okyanusunda yüzen, uçan düşüncelerin titreşimsel algılarında yansıyan ritimlerin dans şöleninde, sonsuz anların yumağı… Düşünen bilinç, sonsuzluğun uzuvlarında titreşen dalgaları, dalgaların ritimlerini hisseder, yudumlar ve dans eder. Zihnine akan, ışığını daha da parlatan düşlerle, düşünceleri buluştuğu an, uzuvlarına karışan dokunuşları, defalarca hisseder ve hissedebilmenin güzelliğinde kendi ritimlerini, algısı dahilinde var eder.

Yüzyıllar önce yazılan, çizilen kitapları okuduğun an, eğer okuduğun sözcüklerin ve anlamların, bilincinde akan düşüncelere eş, bildiğin, düşündüğün bilgi yansıması olarak ve zihninde bir hatırlama mekanizması şeklinde yansıdığını algıladığında, ileti geçişlerinin boyutsuz ve zamansız bir algı dahilinde var olduğunun dokunuşlarını hissetmemek mümkün değil…

Hangi andan kopup sana geldiğini çoğu an bilemesen de zihninde bir parıltı oluşturduğu an, bildiğin ve deneyimlediğin çoğu anları, yeniden deneyimlediğini ve yudumladığını hissetmenin ritimlerinde sonsuzluğa akar, karışırsın…

Düşünceler “Teknolojik Ağ Yansıması Olamaz!..”

Kozmosun üst bilinç seviyesine ulaşabilen bir ruhun algısında titreşen ve hissedilen -iletişimin- sınırları boyutsuz ve sonsuz… Ancak…

…kitapların oluşturduğu kolektif bilgi ağı gibi, kozmosun da teknolojik ve büyülü sonsuz ağlarla örülü bilgi bağlantıları mevcut… Fakat titreşimlerin yarattığı dalgalar ve dalgaların oluşturduğu frekanslar ve frekansların yansımasında algılanan renkler ve her birinin dokunuşunda hissedilen, güzelliğin ritimlerinin algılayana göre değişebildiği gibi, bilgi ve farklı bilinçlerde -bilginin- özümsenmesi ve yorumlanması da bambaşka anlamları doğurur ve başka, başka boyutları yaratır.

Sesin Düşünce ile Bağlantılı Kozmos Etkileşimi

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın