Metafiziğin konusu, bütünüyle “varlık” olup, o varlığı, varlık olmak bakımından ele alan felsefe dalı ise metafizik olarak tanımlanır. Diğer bilimler, “varlığı” belli açılardan incelerken, metafizik “varlığı” olabilecek en genel özellikleriyle ele alır. Öncelikle “var olmanın” “bir varlık olmanın” ne anlama geldiğini soruşturur. Metafizik, Aristoteles tarafından, üç ana dala ayrılmıştır. Bunlar sırasıyla; Ontoloji, teoloji, kozmoloji ile …
Varlık Sorunu
Varlık sorunu ya da varlık konusu bütünüyle, insan için büyük önem taşır. Bu yönde Kant’ın tutumu ya da Hume ile Comte gibi filozoflarda görülen, metafizik karşıtlığının çok yaygın bir yaklaşımı temsil etmediğini, düşünmeye yöneltir. Genel olarak bakıldığı zaman, varlık, sözcüğü hayatımız boyunca sık kullandığımız bir kelime olduğu da görülür. Var olmak ya da “varlık” üzerine …
Metafiziğin İmkanı Nedir?
Filozofların, metafiziğin imkanı var mıdır varsa nasıl bir işleyişle ilerler, gibi çeşitli sorularla metafiziğe dair eleştirilerini içerir. Aristoteles, söz konusu metafizik adlı eserinde, varlığa ilişkin genel bir araştırma yürütür. Metafiziği, varlığı varlık olmak bakımından ele alır ve onun ilk ilkelerini ortaya koymaya çalışırken, bir yandan da soyut nesneler ile Tanrı’nın varoluşunu gündeme getirir. Orta Çağ …
Metafizik
Metafizik, Yunanca adıyla “Meta a Phusika” olup, bileşik sözcüğün, meta ön eki, sonra ya da ötesi anlamına karşılık gelir. Metafizik, felsefenin önemli disiplinlerinden ya da alt dallarından biridir. Metafizik, “varlığa ilişkin genel ve rasyonel soruşturma” süreci gerçekleştirir. İlk filozoflara baktığımızda, bunu açıkça görmek de mümkün. Thales, Pyhagoras, Parmenides, Herakleitos, Demokritos gibi filozoflar, felsefeye dair …
Sentezci Yaklaşım
Sentezci yaklaşım, bilginin kaynağı probleminde üçüncü alternatif olarak karşımıza çıkar ve bilginin kaynağında ne sadece deneyim ne de salt aklın bulunduğunu, onun akıl ve deneyimin ortak katkılarının ürünü olduğunu dile getirir. Söz konusu yaklaşımın hatta deneyim ve aklın rolünün bilginin kuruluşunda neredeyse eşit oluşuna gönderme yapan yaklaşımın, en önemli temsilcileri arasında Aristoteles ve Immanuel Kant …
Deneyimcilik
Deneyimcilik, deneyimci görüş veya ampirizm, bilginin kaynağını açıklarken akla değil de tecrübe ya da deneyime başvurur. Bilginin, mümkün tek kaynağının deneyim olduğunu, deneyimden bağımsız bir bilginin söz konusu olamayacağını savunan ampirizm, insan zihninin doğuştan, üzerine kendi işaretlerini yazdığı boş bir levha (tabular rasa) olduğunu öne sürer. Ünlü deneyimcilerden bazıları şöyledir; John Loche ( 1632-1704) George …
Sezgicilik
Sezgicilik, akıl ve deneyim ekseni üzerinde gelişen ve bilginin kaynağında sezginin olduğunu öne süren görüş olarak karşımıza çıkar. Bu görüşün ideal temsilcisi ise, Fransız düşünürü Henri Bergson’dur. Bergson (1859-1941) aslında bilgi görüşünde, iki tür bilgi biliş tarzı arasında bir ayrım yapar, kuru bir akılcılık ve bilimciliğe karşı çıkan akılcılık, ilk bilgi deneyime ama özellikle de …
Bilginin Kaynağı
Bilgi türleriyle alakalı, araştırma ve tartışmaların temelinde, bilginin kaynağı noktasına dayanan, yani bilginin akla mı yoksa deneyime mi dönük olduğu yönünde tartışmalar bulunur. Bilginin kaynağı üzerine düşünüm yolculuğu ise, doğru bilgiyi, hangi güç ya da zihinsel yetilerimize borçlu olduğumuzla ilgili tartışmalar doğrultusunda yükselir. Bu aşamada, dört ana tutum ya da konum, karşımıza çıkar. Bilginin kaynağı, …
Bilgi Türleri
Bilgi ve bilgi türleri, epistemolojinin uzun tarihi boyunca farklı epistemolojik yaklaşımların tutumlarına bağlı olarak çok farklı şekillerde sınıflanıp farklı türlere ayrılmıştır. Örneğin genel olarak bütün filozoflar, olduğundan başka türlü olamayan şeyleri ya da bağlantıları dile getiren bilgi türü olarak, apodeiktik ya da zorunlu bilgiyle, olduklarından başka türlü olabilmeleri bir çelişki yaratmayan şeylerin bilgisi anlamında olumsal …
Bilginin Sınırları
Bilginin sınırları anlam yolculuğu, Epistemolojinin, kuşkucuların argümanlarıyla vardıkları akıl yürütme ya da pratik bazı gerekçelerle savuşturulduktan sonra, gündeme gelen temel problem olarak, insan bilgisinin sınırları şeklinde karşımıza çıkar. Burada gündeme gelen soru, “öznenin kendi dışındaki nesneleri gerçekte olduğu şekliyle bilip bilemeyeceği” sorusudur. İlgili soruya verilen yanıtlardan biri, olumlu diğeri olumsuz bir sonucu bizlere sunar. Olumlu …









