Kozmos, Gün ve Ritim
Kozmos, Gün ve Ritim Gün idi ritim düş idi an, an hep sonsuzdu bir ritim salınımında karşımda, hatrımda hep kalbimin ritimleriydi baktığım, gördüğüm bir düş salınımında hissettiğim, hep sonsuz sonsuz bir salınımdan düşen an’ıma bir güldü, bir papatya bir ileri bir geri dalga salınımında öpüşen gülüşümdü O’nunla karışan onunla dans eden ritim, uzuvlarımda bir salınımdı, …
bazı ilk şiir dokunuşu an’ yanılsamalarından…
…2017- 2021… Bakmak, gözlerine… Öylece bakıyordu. Düşlerine kapılıp giden birini anımsatıyordu gözleri… Sıcak bir bahar havası, rüzgarın tatlı esintisi uçuşuyordu… bedeni, ruhu… Kayıp bir ruh… eksik bir parça… Hepsi onunla yok oluyor, kayboluyordu, ufuk çizgisi gözlerinde Bakmak… Kaç geceye öylece, kayıp bir ruh ile… Bilmiyordu. Kimliksiz geceler… Gölgeler… Hepsi, içinde başka bir …
Hakiki Algı- Fantastik Salınımla Salınır
Dünya algoritmasındaki gerçeklik algısı ile kozmos boyutunda salınan hakikatin yansımaları, ancak kişinin ruhsallık boyutu ile özdeşleştiğinde kesişir. Çünkü dünya gerçekliği görü salınımı kadarıyla yansır zihinlere, görü’nün ötesine akabilmek ise dünya algısından öte bakabilmekle yansıma bulur. Ancak hakiki dokunuşlarla buluşabilmek, yine dünya kalıpları dahilinde oluşturulan kavramların ya da olguların dışına çıkabilmeyi gerektirir. Yani din ya …
Sınırları aşan zihin ve kalp ritimleri
Soluduğunda zihnim sınırları Ve sınırların ötesini, Bambaşka bir dünya yaratabilmenin hissine Düştü anlamlarım, Gördü, baktı ve hissetmelerin düşünü soludu iklimlerim, Başka bambaşka bir kozmosun iklimlerini Soluyordu artık uzuvlarım, Kıvrımlarım salınıyordu Sonsuzluğun ritimleriyle Ve ritimlerim sonsuzluğun titreşimlerini Hükmediyordu dünyama… Dünyam, ne gördüğüm düştü ne çemberim… Dünyam ne kozmosun kıvrımlarında dönüp durmaktaydı ne de zamana boyun …
Salınır sonsuzluğun sırrı anbean seninle…
milyarlarca yıldız dolaşıyordu zihninde, hücrelerinde salınan milyarlarca sinir hücresiydi arşınlandığı kozmosun her bir ritim dokunuşunda, dolaşıyordu her kıvrımında salınıyordu anbean kozmosun sonsuzluğunda, işte uyanmalıydı her biri… sönümlere tutulan ışığın, hücrelerin… ve çiçekler açabilmeliydi, ışıl ışıl sonsuzluğun okyanusunda süzülerek, parlamalıydı… ve gecelere dalıp gittiğin ay ışığında dans eden yıldızlarla düşlere tutulduğun an yanılsamasını anlatmalıydı sana …
…O’nun en güzel yansıma hissi…
… Seni sana anlatabilmenin aşkınlığında yüzyıllar boyu dönüp duran o ışık parçacıklarının Dokunuşu olup değdiğinde tüm kıvrımlarına güzelliğiyle, Anımsar hücrelerin anımsar uzuvlarında salınan her bir denge O’nun güzelliğinden akıp da sana akmanın güzelliğini Sana anlatabilmenin ve yansıtabilmenin hissinde… … içsel yolculuğun aşkınlık boyutu dokunuşlarından, bazı bölümler…
Duyguların Yaratıma- Üretime Dönüşmesi
İçsel yolculukta, yaratımın esas kaynağı ile buluşabilmek ve yaşam aynasında kendini yaşayabilmek ve yaşamı bütünüyle hissedebilmek için, her bireyin duygusal dünyasını üretime dönüştürebilmesi gerekir. Yaşadığı bir olayı ya da hissettiği duyguları, içinde yoğunlaşan aktaramadığı düşünce ve hislerini sanatla buluşturmalı… ağırlaşan dedikodu zincirine dönüşmemeli yaşanan olaylar ve hisler ya da birbirlerini çekiştirmekten öte akmalı sohbetler… …