Zamansız salınımlar…

Karışsın saçlarımda… ve erisin tüm zamanların sızısı İklimler Asırlar boyu sancıyla kıvranan kıvrımlar… güzelliğin tini koksun tümüyle… ruhumun her bir ritmi salınan ruhunun ışık parçacıklarıyla yıkansın… savrulsun küller, yeşersin tabiat çiçekler kelebekler Sonsuz gülümsemeler dalgalansın… Ve… Sonsuzluk aksın yeryüzünün ikliminde bir tek cennet salınsın tüm dillerde…   … zamansız gerçeğe…  

Boyutlar- Arası Yaşam: İçsel Yolculuk

Boyutlar-arası yaşam, görünenin ya da bilinenin ve algılanın ötesinde bir derinliğe sahip. Kimi an gökyüzünde göktaşı olup uçtuğunu hissedebilmek ve kimi an ışık parçacığı olduğun hissiyle süzülmek sonsuzluğun uzuvlarında kozmosla bir ve bütün…  ve o bütünsel bir aşkınlık meselesinin kıvrımlarında dalgalandığın his… Ve O’nun salınımlarını hissedebilmek içinde, O’nun seninle ne denli aktığını yudumlamakla ilgili bir …

Bilinç(alt)üst

Bilinç: Bilinçdışı ile Bilinçaltı Bilinç, zihinsel algı dahilinde yaşam aynasında yansıma bulan, bilinen ya da henüz bilinmeyen tüm tanıklığı ve tanıklık dahilinde deneyimlerle gelişen oluşu ve anımsamayı içerir. Ve yorumlama ya da açınlama süreçlerinde, kişinin, zihnini ne derece geliştirdiği “bilinç” halini ortaya serer. En önemlisi, sönümlere tutulan, ruh- öz ışık bu anlamda yansıma bulur, parlar.  …

ayna kavramı

Matematik, Müzik ve Kozmos

Kozmos, matematiksel döngüyü, dünya boyutuna, sesin salınımında, ritim dokunuşlarında, yansıttığı her ayrıntısıyla, titreşimlerin kıvrımlarında gezinen, ona karışan onunla akan müzik gibi… Sayılarla sayıklayan bir denklemin ardı sıra sunar tüm büyülü gizemlerini…  Bilim, sanat… Her biri felsefi bir düşüncenin sayıklamasında, kozmosun dili olan şiirsel bir anlatımı… Matematik, bilimsel terimlerin dönüştürüldüğü formülleri oluşturur, onu açıklar ve yorumlar. …

Bilmem Kaç Asır…

Bilmem kaç asır, aşık… Gözlerim gözlerine ve ruhum, ruhunun ritimleriyle dans etmekte… Bilmem kaç bin yüzyıl önce ya da sonra… Tüm kesişmelerin kıvrımlarında yolum sana, tabiat kokan derinliğine vardı… Hangi an aşkı hissetti ruhum, Ruhunda… Hangi an hissetti büyülü dokunuşlarını… Bilmem… Hiç bilmem… Ben ki… Hep aşıktım tabiat kokan derinliğine… Yani sana… Bilmem kaç bin …

Sonsuz Dokunuşların ve Sen…

Sonsuz bir düşünce gibi nefes alıyor içimde… Bilinmez dokunuşların ve sen… Kapılmak istiyorum, ritmine sonsuz bir an gibi… ve sen başlıyorsun, duruyor zaman.   Nefes alıyor, anlam buluyor tüm boşluklarım. Sen tüm arayışlarım ve Bilinmezliğim… Uçmak her an senle ben… Dans ederken ruhlarımız sonsuz ışık yansıması ile… hiç bitmesin istiyorum. Sonra kayboluyor ve dünyanın karanlığından …

Adalet…

Ne sevginin adaleti ne de hüznün… ve mutluluğun… yok hiçbirinin yansıması… Belki sadece… aynanın ötesinde, bir yerlerde… Ne kuşlar gökyüzünde gezinirken adaletli, bir diğerine… ne de yeryüzünde toprağa basan ayaklar… Hiç hiçbiri çağırmıyor adaleti, bir diğerinde… tam adı ile… hep eksik… yarım… gündelik koşuşturmalar içinde… Bir çiçeğin büyümesi mevsiminde… Bir çocuğun gülümsemesi çocukluk çağında… Doğanın …

Hızla Dönüyordu Dünya ve İnsan

Hızla dönüyordu dünya ve her şey… tüm düşler karışıyordu, bilinmezliğin yansımalarına… Kimi zaman fizik kurallarına karşı geliyordu dünya ve insan… Zamanı yavaşlatıyor, onu hiçe sayıyordu, hisler ve düşünceler. Düşünceler biraz uykulu, biraz ayık… Oysa her dem hayaller… Hızla dönüyordu dünya ve düşünceler. Hisler ve duygular karmakarışık… ve boğuluyordu kimi zaman, boşlukların yansımasında… Sıkışıp kalmıştı bedeninde …

Bir Ağacım…

Bir ağacım ben, bakışları hür… düşünceleri sonsuz ufka uzanan… kökleri evreni saran… bir ağacım ben… yeşil… siyah… kahverengi… tüm renkleri ile maviliğe uzanan… yapraklarım huzur, bedenim umut dallarım güven… düşünceleri düş olup evreni aşan… Bir ağacım… kelebeklerin nefesi, yaprakların evreni… kuşların rengarenk ses ahengi… arıların çiçek tomurcukları ile her bahar dans ettiği… bir ağacım ben… …

Kainat, gözlerimde…

Gözlerimi kapatıyorum, gözlerim kainat oluveriyor. İçinde de sen… Renk renk çiçekler açıyor, sonsuz karanlık uzuvlarında… Artık ne karanlık var ne de aydınlık… Uçmanın heyecanı sarıyor, ruhumuzu… Tutkuyla dans ediyor ruhumuz, evrenin ahenkli ritmiyle… Yıldızlar seyre dalıyor, parlak görkemli ışığımızı… Gizemli bir dokunuş değiyor, bütünleşen düşsel bir yolculuğun yansımaları savruluyor dört bir yana… Uçmak, tüm çıplak …