Bilim Notları Blog Kültür&Sanat&Bilim Psikoloji

Talamus

Talamus, Kendisine Ulaşan Sinyalleri İşleyerek Beyin Kabuğuna Aktaran Yapı

Talamus – Hipotalamus gibi- orta hatta bulunan çok çekirdekli bir beyin bölgesidir. Talamusun çekirdekleri duysal, motor, duygusal ve bilişsel işlevlerle ilgili beyin bölgelerinden gelen bilgiyi işler. İşlediği bilgileri bütünleştirir ve beyin kabuğuna aktarırlar.

Somatik ve özel duyulara ait sinyalleri taşıyan sinir lifleri, talamusun belirli çekirdeklerine ulaşır ve beyin kabuğunun bu duyularla ilgili özelleşmiş bölgelerine gider.

  • Örneğin, gözden gelen sinir lifleri talamusun görmeyle alakalı çekirdeklerine ulaşır. Bu çekirdeklerdeki sinirlerin aksonları da beyin kabuğunda bulunan görme alanına ulaşır. Koku hariç tüm duyulara ait sinyaller, o duygu için özelleşmiş talamus çekirdeğine, oradan da beyin kabuğunun yine aynı duyu için özelleşmiş bir bölgesine iletilir.

Aynı zamanda, talamus ile beyin kabuğu arasındaki sinyal iletimi tek taraflı değildir. Beyin kabuğunun ilgili alanlarından geriye, talamusa sinyaller gelir. Başka bir ifadeyle, talamus ve beyin kabuğu karşılıklı haberleşir. İlgili karşılıklı haberleşme bize beyin kabuğunun da kendisine gelen bilgi doğrultusunda talamusun etkinliğini kontrol ettiğini gösterir.

Duygular ve Hafıza ile İlgili Sinirsel Devrelerin Oluşturduğu Limbik Sistem: Amigdala ve Hipokampusun Özgün Rolleri

Limbik sistem: Beyin yarım kürelerinin iç yanında, korpus kallosum ve hipokampusu çevreleyen beyin kabuğu, hipokampus, amigdala, hipotalamus ve bağlantılarından oluşan anatomik bir devredir.

Koku yolları da limbik sisteme dahil edilir. Ayrıca bazal gangliyonların ve talamusun bazı bölümleri limbik sistemle ilişkilidir.

  • Limbik sistem, duyguların oluşumu, motor ya da otonom sistem aracılığıyla dışa vurumu, ilişkili hafızaların biçimlenişi, güdülenme gibi beyin işlevlerinden sorumludur.
  • Limbik sistem, limbik ilişkilendirme korteksi ile birlikte duygu ve bellek işlevlerinde özelleşmiştir.
  • Limbik sistemde yer alan, iki temel yapı; beyin yarım kürelerinde bulunan hipokampus ve amigdala şeklindedir.
Hipokampus Nedir?

Hipokampus adını yapısal benzerliğinden dolayı, deniz atından ( hippocampus) alan bir beyin bölgesi diyebiliriz. Hipokampusun en önemli işlevi, belleğin pekiştirilmesi ya da kısa süreli belliğin uzun süreli belleğe dönüşümünün sağlanmasını gerçekleştirmektir.

  • Hipokampus hasarı, geçmişte kazanılmış bilgilerin hatırlanmasını ciddi ölçüde engellemediği halde yeni bilgilerin kalıcı hale gelmesini engeller. Hipokampusun aracılık ettiği bellek şekli, yaşanan olaylar ve gerçeklerle ilgili ifade edilebilen bellektir. Buna da bildirimsel (dekleratif) bellek adı verilir.
  • Hipokampusu, herhangi bir nedenle örneğin felç, operasyon gibi durumlarla zedelenmiş bireyler, bu probleme neden olan olaydan sonra, yeni dekleratif bellek biçimleri oluşturamazlar. Hipokampusun bellek için, önemi sağlıklı yaşlanan bireyler ile yapılan görüntüleme çalışmaları ile de gözlenmektedir. İlgili çalışmalarda, bellek performansının hipokampusun hacmi ve etkinlik derecesiyle doğru orantılı olduğu gözlenmiştir.

Hayvanlarda yapılan çalışmalar, belleğin sadece geçici bir süre olarak hipokampusun sağlıklı işlevine dayandığını gösterir. Örneğin acı veren bir deneyimi yaşadıktan sonra, bir gün içinde hipokampusa zarar verilirse, denekte bu deneyimin belleği silinir. Fakat hipokampusa zarar verilmeden önce birkaç gün beklenirse, bu deneyimin belleği yok olmaz. Bu bulgu bellek süreçlerinin, hipokampusa sadece kısa bir süre için gerek duyduğunu gösterir.

Amigdala ve İşlevi Nedir?

Amigdala duygusal süreçlerle yakından ilişkili bir beyin bölgesidir. Koku, işitme ve görme duyuları belirgin olmak üzere, tüm duysal sistemden direkt ve dolaylı girdiler alır. Hipotalamus ile yaptığı bağlantılar aracılığıyla otonom sinir sisteminin fonksiyonlarını etkiler. Amigdalanın, koşullanmış korku yanıtlarının oluşması veya duygusal ifadelerinin tanınması gibi duygusal içeriği olan davranışsal ve algısal süreçlerdeki rolü çok sayıda çalışma ile gösterilmiştir.

  • Amigdalası hasarlanmış olan hayvanlar, acı veren bir uyarana işaret eden sinyaller verildiğinde, normal hayvanlardan daha az korku göstermiştir. Amigdalası zarar görmüş insanlar ise, özellikle öfke ve korku ifadelerini veya bu duygulara işaret eden ses tonlarını tanıyamamaktadırlar.

Amigdalanın ayrıca cinsel yönelimle ve ödül sistemiyle ilişkili olduğunu da düşünülür. Maymunlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarda çevresindeki alanla birlikte, her iki amigdalanın cerrahi olarak çıkarılmasının, sosyal ve duygusal davranış bozukluğuna yol açtığı gösterilmiştir.

  • En belirgin belirtileri korkunun, ortadan kalkması, her şeyi ağıza götürme eğilimi, abartılı merak ve cinsel davranışlarda aşırılık olan bu bozukluk, olarak da kendini gösterdiği belirtilir. Bu tanımlama şekliyle, kişilerin adlarına göndermek yaparak Kluver-Bucy olarak adlandırılmıştır.
Hareketlerin Düzenlenişine Katılan Beyin Kabuğu Dışındaki Yapılar; Serebellum ve Bazal Gangliyonlar

İstemli hareket için, sinyaller motor korteksten kaynaklanır. Fakat bu yeterli olmaz. Hareketlerin amaca uygun ve düzgün şekilde gerçekleşmesi için bu yeterli değildir. Bazal gangliyonlar ve beyincik, hareketin planlanma, başlatılma, takip ve düzeltilme aşamalarında, motor, ön-motor ve duysal korteks alanları ile etkileşim içinde çalışır. Bu yapıların içinde serebellum ve bazal gangliyonlar, bu bölümde yer alır.

  • Her ne kadar, her iki beyin bölgesi hareketle ilişkiliyse de çalışmalar bu bölgelerin aynı zamanda, bilişsel ve motivasyonla ilişkili süreçlere katıldığını gösterir.
Beyincik (Serebullum) ve Bazal Gangliyonlar

 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın