doğa-fotoğrafları

Genetik Kodlar ve Doğa Döngüsü

Doğa döngüsü ve genetik kodlar, birbiriyle etkileşimsel süreci içeren ve insan yaşamını büyük ölçüde etkileyen, geniş ölçekli bir inceleme alanıdır. Bu düşünüm ilerleyişinde, gen nedir ya da genetik kodlar nasıl işlenir ve de etkileşim sürecini etken şekilde etkileyen -kozmos- etkisi hakkında fikir sahibi olmak önem taşır. Gen Nedir? Gen, genel tanımı ile kalıtım birimidir. Bir …

Bir Ağacım…

Bir ağacım ben, bakışları hür… düşünceleri sonsuz ufka uzanan… kökleri evreni saran… bir ağacım ben… yeşil… siyah… kahverengi… tüm renkleri ile maviliğe uzanan… yapraklarım huzur, bedenim umut dallarım güven… düşünceleri düş olup evreni aşan… Bir ağacım… kelebeklerin nefesi, yaprakların evreni… kuşların rengarenk ses ahengi… arıların çiçek tomurcukları ile her bahar dans ettiği… bir ağacım ben… …

Kainat, gözlerimde…

Gözlerimi kapatıyorum, gözlerim kainat oluveriyor. İçinde de sen… Renk renk çiçekler açıyor, sonsuz karanlık uzuvlarında… Artık ne karanlık var ne de aydınlık… Uçmanın heyecanı sarıyor, ruhumuzu… Tutkuyla dans ediyor ruhumuz, evrenin ahenkli ritmiyle… Yıldızlar seyre dalıyor, parlak görkemli ışığımızı… Gizemli bir dokunuş değiyor, bütünleşen düşsel bir yolculuğun yansımaları savruluyor dört bir yana… Uçmak, tüm çıplak …

Bakmak, gözlerine…

Öylece bakıyordu. Düşlerine kapılıp giden birini anımsatıyordu gözleri… Sıcak bir bahar havası, rüzgarın tatlı esintisi uçuşuyordu… bedeni, ruhu… Kayıp bir ruh… eksik bir parça… Hepsi onunla yok oluyor, kayboluyordu, ufuk çizgisi gözlerinde Bakmak… Kaç geceye öylece, kayıp bir ruh ile… Bilmiyordu. Kimliksiz geceler… Gölgeler… Hepsi, içinde başka bir benliği ifade ediyor, o ise… Kayıp ruhu …

Cinayet…

Sözlerim dilimin ilk cinayeti… Gözlerim cinayetin tanığı… Hislerim, duygularımın kara lekesi. Yalanın, Zamanın, bu bozuk düzenin esiri… Adım attığım o ilk andan itibaren, sözlerim… hislerimin ilk cinayeti Dilim bir başka dile hükmettiği an Bilirim… Hislerimin ilk ihanet çanları çalmaya meyilli. Tüm bunlar… Tuhaf…  Tuhaf… Tuhaf bir cinayet süsü ilk hissedişim, ilk sözlerim… Cinayet ilk nefes …

Karanlık!..

Sırlarla dolu karanlık Giz, karanlık bir düş Her bir kıvrımı umut… Düş kırıklığı… Kayboluş… Karanlık… Aydınlık… Her biri, birbiri için bir geçiş. Güneşin saklanışı… Karanlığın onu yok edişi… Masum değil hiçbiri… Suç, yalan, tutku, korku… Her biri her yerde… Karanlık… Seni sana anlatan bir gölge Onunla tanır, onunla karışırsın evrene. O kayıp bir düşü çağırırken, …

tüketim çemberi

Tüketim!..

Tüketim çemberi mi?.. Yoksa çemberi, tüketimden arındıran bir hiçlik çemberine dönüştürmek mi?.. İşte bu ince noktada yaşamsal aynadaki yansımaları ve özü anlayabilmek, hissedebilmekle varolur, hiçlik çemberi ve aslında güzelliğin çemberi… Çemberin içi ve Dışındakiler Tüketiyoruz. Önce kendimizi, sonra dışımızda çemberin dışında kalan her şeyi… Duygularımız, sevdiklerimiz… İşte burada yanlış bildiğimiz bir gerçek var. O çemberin …

Varoluşun Sanata Dokunuşu

Varoluşun sanatla iç içe dans eden ritimleri, hakikatin fantastik salınımlarında da açıkça yansıma bulur. Dünyanın gelgitli yapısında savrulan hassas ruhlar istemsizce sanata yönelir. Ancak bu onların zayıflığından ya da dış dünyadan korktukları için değildir, aksine öncelikle farkında olmadan içsel boyutta varoluşun sancıları vuku bulduğu ve de içsel olarak karşı konulmaz bir arzuyla yaratım aşkınlığı içlerinde …

Unuttuk!..

Unutmak ile başladık güne… dünkü gözü yaşlı çocuğu… daha birkaç saat önce tecavüze uğrayan küçücük bedenleri… bebekleri, çocukları… Sonra kalkıp bir çay koyduk ocağa… Ya da bir yudum aldık elimizdeki kadehten, bardaktan… Demem o ki… Unutmak ile yaşamak arasında, hep unuttuk! Durmadan, yılmadan… Saniye saniye haykıran, inleyen… ama sessizce bağıran, çığlık atan çocukları… Sönmüş gözlerinin, …