Bilinctinus Şairin Gözünden Dünya Şiir Şiirin Evren Dokunuşları

Hızla Dönüyordu Dünya ve İnsan

Hızla dönüyordu dünya

ve her şey…

tüm düşler karışıyordu, bilinmezliğin yansımalarına…

Kimi zaman fizik kurallarına karşı geliyordu dünya ve insan…

Zamanı yavaşlatıyor, onu hiçe sayıyordu, hisler ve düşünceler.

Düşünceler biraz uykulu, biraz ayık…

Oysa her dem hayaller…

Hızla dönüyordu dünya ve düşünceler.

Hisler ve duygular karmakarışık…

ve boğuluyordu kimi zaman, boşlukların yansımasında…

Sıkışıp kalmıştı bedeninde ve evrenin uzuvlarında…

Hızla dönüyordu dünya, kimi zaman nereye gittiğini ya da çekildiğini bilmeden.

Bir meydan okuma… Bir kaçış…

Belki umudun düş yansımalarını arıyordu her bir kıvrımında…

Evren, Dünya ve insan…

Her biri kendi düşünde bir meydan okuma ve bir kaçış…

Zamana zamansız dokunuşları ve yansıması ile meydan okurken evren.

ona karşı geliyordu ölümü hiçe sayan insan…

ve umudun tohumlarını ekiyor, yaşamı yeşertiyordu her an…

Oysa kimileri için ölüm bir son, kimilerine sonsuzluğun gölgesi…

Her an dönüyordu, bir akışın içinde dünya ve onun içinde insan…

Akıyor, kayboluyor ve karışıyordu zaman…

Öncesi sonrası, sonsuz ritimlerin dansı gibi yansıyordu yaşama…

Oysa o hiç hissetmiyordu.

Baş döndürücü bir etki ile dönüyordu dünya ve insan…

ve evrene, meydan okuyordu tüm çekilmeleri ve itmeleri ile

Gemi içinde başka bir gemide var oluyordu her an…

Dönüyor dönüyor ve hızla dönüyordu dünya ve insan…

Evrenin kıvrımlarında bilmediği bir bekleyişe adadığı yaşamının orta yerinde…

Evrenle düşlere dalıyor, dünya ile dans ediyordu.

Sarıp sarmalarken dünya onu…

Bir mutluluk kırıntısı peşinde, kayboluyordu bekleyişlerinde…

Ve çıldıracak gibi oluyordu kimi zaman…

Gözlerini kapatıyor ve dans ediyordu bilinmeyenle…

Zamandan mekandan öte bir yerde buluyordu kendini…

Evrene karışan yansımasının uzuvlarında… Ona çekiliyor ona karışıyordu defalarca…

Sonra dayanamıyordu gözleri ve açıyordu.

Dünya izleri, tüm çıplak gerçekliği ile karşısında beliriyor ve yeniden bilinmez bir sancı başlıyordu.

ve nereye baktığı belli olmayan bakışları, ruhunun onu bulmasını istemesindendi.

Bir ritim dalgası bedeni ve ruhu…

Onu, bilinmeyeni arıyordu her an…

Konumu ve eylemleri tutmuyordu birbirini, hislerinin bazen.

Düşün. Delirmemek elde değil…

Oysa zamandan mekandan öte bir düş kıvrımın uzuvlarında geziniyordu ruhları…

Hızla dönüyordu dünya

ve insan adım adım işliyordu yaşamını her şeye rağmen…

Meydan okuyordu beklemelere…

Evrenle çay içiyordu şehrin ışıklarında…

Dertleşiyordu kimi zaman karşılıklı…

İnsan çay içiyordu ve düşler deliriyordu.

Hızla dönüyordu dünya ve insan, evrene karşı…

Çıldırıyordu kimi zaman…

Bulamıyordu gecesini gündüzünü ve kendini…

Kapatıyordu gözlerini yeniden, bulmak için kendini ve ruhunu…

Karanlığı görüyor hissediyordu, sonra küçük bir bilye oluyordu dünya

ve rengarenk canlanıyordu gözlerinde…

İçinde de bir ışık yansıması ruhu…

Dans ediyorlardı sonsuzluğun ahenkli ritimlerinde…

Özgürlüğün haykırışı gibi…

Sonra ince bir sızı içinde kıvranıyor ve dönüyordu yeniden, dünya ve insan…

Tüm kayıp izleri ile…

 ve kendi kendine…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın