Homeros’un, M. Ö. 800’li dönemlerde yaşadığı kayıtlarda yer alır.
- Destanlarında, M.Ö. 1200, 1100 yıllarını anlatır. Bunlar bir toplumun efkarından çıkmış açıklama biçimleri olduğu yorumlanır.
- Anlatılan öyküler, Eski Yunan dünyasının temelini oluşturmaktadır.
- Homeros’un eserlerine yakından baktığımızda, bütün bu sorulara cevap verdiğini görürüz. Homeros, belli bir anlamda Eski Yunan dilinin temsilcisi kabul edilir.
Eski Yunan dünyasında tek tanrılı dinlerde görüldüğü anlamıyla, vahye dayanan bir din anlayışı yoktur.
- Homeros’un eserlerinde çok saygı duyulmasına rağmen dine kutsal bir değer atfedilmez. Eski Yunan dünyasında, kurumlaşmış bir din de yoktur.
- Esas yapılanma, sosyal ve toplumsal kurumlar üzerinden gerçekleştirilmiştir. Eski Yunan dünyasında farklı türlerde din kavrayışları vardır. Bunlardan biri, halkın yaşadığı dindir.
- Burada her evin, klanın kendine özgü bir tanrısı vardır. Bu bakımdan, Eski Yunan dünyasında vahiy bilgisi yoktur, fazlasıyla mantike (esinlenme) vardır. Bunu daha sonraları en çok Sokrates’te görmek mümkündür.
- Esinlenme biçiminde tek kişinin kalbine ilham etme şeklindedir.
- Eski Yunan dünyasında bir de mysterie denen tarikat yapısında dinler ortaya çıkmıştır.
- Özel, kapalı bir biçimde yapılan ibadetler içeren bu anlayışların başında, daha çok öbür dünya ve din konusunda uzmanlaşmış olan Demeter dini gelir.
- Daha sonra, bu dine Dionissos’çu gelenek eklenmiştir. Çeşitli biçimlerde ortaya çıkan bu dinler, orta sınıfın ve alt tabakanın ilgisini çekmiştir.
- Eski Yunan dünyasının felsefesi ortaya çıkarken temel taşlarına bakılırsa, bu temel taşlarının din temeline dayalı olduğu anlaşılır.
Homeros:
Homeros’ta temel madde okeanos’tur.
- Su da hareket halindedir. Yani hareketin kaynağı aranmamaktadır.
- Hesiodos’ta ise temel madde, khaos’tur ve hareket etme görevi eros’a yüklenir.
- Homeros, sudan kosmosa geçişi anlatmıyor ama bize evrenin yapılışını bildirmektedir.
Bir düşünce tutumu olarak Eski Yunan felsefesinin arka planında, Eski Yunan mitoloji tarihi vardır.
- O yüzden mitolojik düşünceyi de bilmek gerekir. Felsefi düşünce, içinde doğup geliştiği dünya ile çatışmıştır lakin, gelişmekte ve de evrilmekte olan düşünüm sonucu olduğu için normaldir.
Hesiodos:
Hesiodos’un eserleri de Eski Yunan dünyasının arka planını anlamamızdaki ana maddeleri içerir. Hesiodos, aşağı yukarı M.Ö. 750- 650 yılları arasında yaşamıştır.
- Hesiodos’un döneminde Eski Yunan dünyasında, toprakta çalışan insanlar, şehirlere gelmişlerdir. Çünkü toprak artık verimli olmaktan çıkmış, tarımda yetersizlikler baş göstermiştir. Toprak sahipleri elde edilen üründen daha çok pay istemişler, onun içinde tarım alanında çalışanlar şehre gelmiştir.
Üç yüz sene kadar devam eden bir kavganın varlığı söz konusudur. Eski Yunan dünyasından zenginlik, toprak miktarı ile ölçülüyordu. Bu yeni kesim zenginleşince iktidar kavgası başlamış ve toprak el değiştirmiştir. Büyük kavgalar, gürültüler çıkmıştır. Belli süreçler sonucunda demokrasiye geçilmiştir. (eşitlikçi yönetim)
- Süregelen hiyerarşik yapı yıkılmış, tüm bu gelişmelere paralel olarak eski dinsel görüşler de eski inandırıcılıklarını yitirmişlerdir.
- İşte böyle bir dönemde, bu yeni toplumun bir üyesi olan Hesiodos ortaya çıkmıştır.
- Ana hatlarıyla ele alındıklarında Hesiodos da Homeros gibi karamsar biri olduğu ifade edilir. onun kurguladığı dünyada hep kavga ve eşitsizlik vardır.
- Ancak Hesiodos’ta erdemler değişmiştir. Önceden savaşçılık erdemken, artık çalışkanlık, düzenlilik ve yasaya uymak erdem olmuştur.
- Hesiodos’la beraber, daha önce görülmeyen bir tarih bilinci ortaya çıkar.
- Hesiodos’a göre insanlık tarihi, her şeyin mükemmel ve huzurlu olduğu bir altın çağla başlamıştır. Bu başlangıçtan sonra, insanlık giderek yozlaşarak demir çağına doğru tersine bir evrim geçirmiştir.
- Hesiodos’a göre insanlar başlangıçta hiçbir zahmete girmeksizin istedikleri her türlü nimetten faydalanıyordu ve insanlar mutlu bir şekilde yaşayıp ölüyorlardı.
- Fakat insanlar, yaptıkları hatalardan ve bu yüzden tanrılarla aralarında çıkan problemlerden dolayı bütün bu avantajlı durumlarını yitirmişlerdir.
Hesiodos’ta tüm bu konuların etrafında toplandığı bir problem vardır.
- Prometheus problemi. Metheus akıl demektir.
Pro ön, adının anlamı; “Akılca önde gelen’dir.
- Eski Yunan dünyasında tanrılarla insanlar sürekli ilişki içindeler ve tanrılar çoğu zaman daha baştan itibaren kandırılabilir olarak gözükür.
- Bu sebeple filozofların önünde engel teşkil etmemişlerdir. Bunun anlamı Batı dünyası açısından din dışı kurumlara doğru gidiştir.
- Prometheus, pek çok kişi tarafından felsefe tarihinin piri olarak görülür. İdeal dünya ile reel dünyayı birbirinden ayırmıştır.
- Prometheus, insanlara bilgeliği, tekniği ve insan olmayı öğreten tanrıdır. Ama bu tanrının özelliğinde ikiyüzlülük ve kandırma yatar.
Hesiodos’un eserlerinden hareketle, belli bir bilgi anlayışı olduğu söylenebilir. Hesiodos’ta tanrısal bir bilgi vardır. Vahiy konusunda Homeros’u eleştirir.
- Çünkü Homeros, yalan yanlış ne biliyorsam her şeyi tanrılardan öğrendim, diyordu. Hesiodos ise ben de her şeyi tanrılardan öğrendim ama bana onlar yalnızca doğruyu ve hakikati söylemeyi öğrettiler, diyordu. Hesiodos’ta insan biçimli tanrı fikri vardır. Hemen hemen bütün ilkçağ filozoflarında tanrısal esin var ve her biri doğruyu söylediklerini savunmuştur.
Hesiodos ile Homeros’un fikirleri Eski Yunan felsefesine katkıları:
- Homeros’un doğuştan erdem fikri
- Hesiodos’un kötümser tarih anlayışı.
- İnsan bilgisi ile tanrısal bilgisi ayırımı.
- Doğada bir düzenlilik olduğu fikri.
- Kulaktan duyma bilgilerle doğrudan görmenin bilgisi arasında ayrım yapılması…
- Evrenin temel maddesinin ezeli ve ebedi olduğu fikri.
- Bu maddenin belli bir zaman içinde, oluşum ve dönüşümlerle, kosmos haline geldiği fikri.
- Ana maddenin canlı olarak tasavvur edilmesi, böylece onun dönüşüm nedeninin ne olduğuna ilişkin sorunun belli bir biçimde cevaplanmasının sağlanması.
- Başlangıçta var olduğu kabul edilen belirsiz, sınırsız, şekilsiz maddenin belirli, sınırlı, şekilli kosmos haline dönüşmüş olduğu fikri.
Eski Yunan düşüncesi ya da felsefesi, bu kabullerin işlenmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Ama Eski Yunan felsefesi, bu kabullerin çoğunu değiştirmeden kabul etmiş, yaptığı değişiklikler, kabullerin kuruluş biçiminde ortaya çıkmıştır. Bu kuruluş biçiminde mitik kullanım yerine rasyonel kullanım tarzına geçilmiştir.

