Bilim Notları Blog Kişisel Gelişim Kültür&Sanat&Bilim Sosyoloji

Medya

Toplumsal Kurum Olarak Medya

Televizyon ya da internetin, sosyal ağların hayatımızın her alanını kapladığını ve günün neredeyse 24 saatini ele geçirdiğini söylemek mümkün.

  • Peki, hayatımızda önemli bir zaman dilimini kaplayan, medya ya da sosyal ağlar, kişisel yaşamımızı bizlerden çalıyor ya da kişisel yaşamımızın, başka yaşamların içinde kaybolmasına yol açıyor, diyebilir miyiz?..
  • Tabii ilgili süreçte, etkin şekilde, etkileşim sağladığını söyleyebiliriz.

Özellikle, kullanım alanı, sağlıklı şekilde yaşama yansıtılmadığında, yani araçtan öte bir yaşam formu olarak görüldüğünde, yaşam kalitesinin olumsuz etkilendiği, gerçeği, tespit edilebilir bir olgudur. 

  • Sosyal ağlar; çoğu yaşamların birbirine benzeyen yansımalara dönüşmesine sebep olduğu gibi, başka bir kitlenin de -mutsuzluğuna sebep- olan etkileşimsel bir ağ olarak da çok yönlü inceleme alanına sahiptir.

Fakat tüm çıkarımsal sonuçlarda, en önemli nokta; kişilerin, bireysel yaşamlarında, henüz istek ve amaçlarının ne olduğunu bilmediklerinden dolayı, içine düştükleri ya da çekildikleri, dolaylı mutsuzluk ağının farkına varılmadığı gibi bilinçsizce çekildiğinin farkında dahi olmama durumu…

Dünden Bugüne

20.yüzyıldan itibaren, en önemli toplumsal kurumlarından biri haline gelen medyanın “kapsam alanı” günümüzde fazlasıyla genişlemiştir.

  • İnternet olmak üzere, yeni medya, diğer iletişim araçları içerisinde öne çıktığı gibi, sosyal ağlar-sosyal medya yaşam alanımızın her alanını sarmış vaziyette.
  • Günümüzde milyarlarca insanın günlük yaşamının en önemli parçasını, medya-dijital oluşturur hale gelmiştir.
  • Bireyler arası iletişim, son hızla etkileşimsel yöntemlerle sosyal ağlarda gerçekleşmektedir.

Sadece günlük hayatımızda değil, sosyal, kültürel, siyasal ve ekonomik alanda da medyanın çok önemli bir yeri olduğu uzun zamandır tartışmasız kabul edilebilir.

  • Toplumsal yaşamın, kültürel ve siyasi arenanın önemli bir ögesi haline gelen medya, artık hayatımızın merkezinde yer aldığından dolayı, medya kültürüyle fazlasıyla içli dışlı olduğumuzu belirtebiliriz. 

Medya, bugünün küresel dünyasında, insanın hayata, ülkeye ve dünyaya dair imgelerinin yegane kaynağı haline gelmiştir.

  • Toplumsal-siyasal yaşamda “gerçeklik” algısının neler olduğu artık önemli düzeyde medya dolayımıyla inşa edilmektedir.

Medyanın toplumsal, siyasal ve kültürel alanda, böylesine kritik bir rol oynuyor olması, üzerinde önemle durulması gereken bir olgu olarak karşımıza çıkar.

  • Çünkü önemi her geçen gün artan bir toplumsal kurum olan medyanın, eğitim kurumu hariç, diğer toplumsal kurumlardan farklılaştığı bir nokta göze çarpar. 
  • Medya aynı zamanda, devasa hacimde ekonomik sektördür. Yani günümüzde medya kurumları, kapitalist piyasa koşullarında ve kar maksimizasyonu mantığı-hedefi ile faaliyet gösteren birer endüstri olduğunu söyleyebiliriz.

1980’lerde ivme kazanan, Neo-liberal politikalarla eş zamanlı gerçekleşen özelleştirme ve deregülasyon uygulamalarıyla medya kurumlarının yapısı ve işlevi farklılaşmıştır.

  • Günümüzde medya kültürünü soluyan bireyler, olanı biteni anlama, toplumsal dünyayı yorumlama sürecinde büyük ölçüde medya’ya bağımlı bir duruma gelmiş olduklarından dolayı, bu endüstrilerinin kapsamlı bir şekilde kavranması hayati önem taşır.

Yeni, etkileşimli Medya: Radyo, gazete, dergi ve televizyon gibi ‘geleneksel’ medyadan farklı olarak kullanıcılarına etkileşimli iletişim imkânı sağlayan;

  • cep telefonları, tablet ve avuç içi bilgisayarlar, oyun konsolları vb. internet erişimli iletişim ve enformasyon teknolojilerinin genel adıdır.

Sosyal Ağ-lar ya da sosyal paylaşım ağları; kullanıcıların bir ağ ya da site içinde bütün internet kullanıcılarına açık( isteğe göre yarı açık ya da kapalı) bir profil oluşturmalarına, aynı ağ-site içerisinde iletişim içinde oldukları diğer kullanıcıların profillerini karşılıklı etkileşim içinde takip etmelerini sağlayan web tabanlı servislerdir.

Dergülasyon, Yakınsama

Dergülasyon: Her ne kadar “kuralların kaldırılması” demek olsa da esas anlamıyla, 1970’lerden itibaren kamu yayıncılığı tekellerinin ortadan kalkması ve özel radyo-televizyon yayıncılığının yaygınlaşması yönünde kuralların değiştirilmesi sürecini anlatmak için kullanılır.

  • Web 2.0: 2004 yılında geliştirilen Web 2.0 ikinci nesil internet hizmetlerini, yani internet kullanıcılarının ortaklaşa ve paylaşarak yarattığı sistemi tanımlar.
  • Başta Facebook ve Twitter olmak üzere diğer sosyal ağlarının, kendi üreticilerini yine tüketicileri arasından oluşturabilmesine imkân veren, internet teknolojisinin temelinde Web 2.0 tabanlı, etkileşimli uygulama yer alır.

Yakınsama: Farklı teknolojik sistemlerin benzer görevleri uyum içinde, yerine getirebilecek şekilde geliştirilmesidir.

Modern kitle iletişim kurumlarının, yani medyanın toplumsal ve ekonomik yaşamdaki yerinin ve öneminin genişlemesi, medyanın daha çok mercek altına alınmasına neden olmuştur.

  • Ayrıca iletişim, enformasyon teknolojilerinde şahit olduğumuz baş döndürücü gelişmeler medyaya ilişkin akademik tartışmalarda da yankılanır.
  • İkinci nesil internet hizmetlerini, yani Web 2.0 tabanlı etkileşim uygulamalarını, akıllı mobil-cep telefonları, akıllı TV’leri, avuç içi bilgisayarları, tablet bilgisayarları ve bu yeni iletişim-enformasyon teknolojileri arasında gerçekleşen yakınsamayı göz önüne aldığımızda, yaşanan sürecin çarpıcılığını görebiliriz.

İşte ikinci nesil, internet hizmetleri, akıllı TV ve mobil telefonları ile bunları bir arada kullanmamızı mümkün kılan yakınsama:

  • Televizyon ve gazete gibi geleneksel medyanın işlevlerini farklılaştırdığı gibi, araştırmacılar için de yeni inceleme alanları açmıştır. Böylece medya sosyolojisi, medya çalışmaları, kültürel çalışmalar, sinema-televizyon, gazetecilik vb. çok farklı disiplinlerin bir araya geldiği, disiplinlerarası, hatta disiplinler-üstü özellikler gösteren, geniş kapsamlı çalışmalar ortaya çıkmıştır.

 

Medya Nedir? Nasıl Ele Alabiliriz?

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın