Bilim Notları Blog Kültür&Sanat&Bilim Psikoloji

Sinir Sisteminin Hücresel Özellikleri

Sinir Hücresi:

Sinir sisteminde haberleşmeyi sağlayan temel hücresel bileşen, sinir hücresidir. Sadece beyinde 100 milyardan fazla sinir hücresinin olduğu düşünülmektedir. Sinir hücrelerini, diğer hücrelerden ayıran -en önemli özellik- elektrokimyasal sinyal iletimini– gerçekleştirebilmesidir.

  • Elektrokimyasal sinyaller, bir nöronda oluşup, diğer nöronlara nasıl iletilir?

Sinir hücrelerinde, soma (Yunanca gövde) adı verilen, hücre gövdesi bulunur. Hücre gövdesinde, diğer hücreler gibi, hücre çekirdeği, sitoplazma (hücre içindeki saydam ve homojen dolgu kitlesi) ve organeller (küçük organlar) vardır.

Sinir hücreleri, diğer hücrelerden farklı olarak; dendrit ve akson şeklinde adlandırılan iki uzantı türüne sahiptir.

  • Dendritler diğer sinir hücrelerinden sinyalleri alır, aksonlar oluşan sinyalleri diğer hücrelere aktarır.
  • İletinin aktarıldığı hücreler, başka bir nöron ya da nöron dışı hücreler (örneğin kas ya da bez hücresi) olabilir.

Dendritler genellikle, ağaç dallarını andıran şekliyle çok sayıda dallanmalara sahiptir.

  • Dendrit adının türetildiği -déndron- kelimesi Yunanca “ağaç” anlamına gelir.
Aksonlar

Dendritlerin aksine, sinir hücresi gövdesinden, sadece bir akson ayrılır, daha sonra dallanır. Aksonların uç bölümlerine akson sonlanması adı verilir. Akson sonlanmaları, düğme şeklinde genişleme gösterdikleri için uç düğmeleri olarak da adlandırılır.

  • Sinir hücreleri, kimyasal haberci moleküllerini bu uç düğmelerinden hedef hücreleri (örneğin diğer sinir hücrelerini) etkileyecek şekilde dışarı salgılar.

Aksonların uzunlukları mikrometreden metreye kadar farklılık gösterebilir. Kaslarımızı kontrol eden sinirler, vücudumuzun en uzun sinir liflerine (aksanlara) örnek oluştururlar.

  • Bazı aksonlar – miyelin- adı verilen yağ içeriği yüksek bir kılıfla sarılıdır. Bu tip aksonlara, miyelinli lifler denir. Miyelinli kılıf sinir sisteminin destek hücreleri tarafından oluşturulur.

Miyelinli liflerde, akson boyunca miyelinli alanların arasında kalan, ranvier boğumları olarak adlandırılan bölgeler vardır. Sinir hücresinden oluşan sinyaller miyelinli akson boyunca ranvier boğumlarında yeniden oluşarak “ sıçrayıcı” karakterde ilerler. Bu şekilde ilerleme iletiyi hızlandırır.

Aksonlar, sinyali ileten kablolar olarak düşünülürse miyelin kılıf, kabloyu çevreleyen yalıtım malzemesine benzetilebilir.

  • Sinir lifinde ileti hızını arttıran diğer bir özellik, sinir lifinin çapıdır. Çap büyüdükçe, ileti hızı da artar.

Organizmada, kasları uyaran sinirler gibi iletinin hızlı olduğu sinir lifleri miyelinli ve büyük çaplıdır. Halbuki, ağrı duyusunu taşıyan lifler daha küçük çalı miyelinsiz liflerdir.

Sinir sisteminde, farklı türde sinir hücreleri bulunur.

  • Yapısal açıdan, unipolar (tek kutuplu),
  • Bipolar (iki kutuplu)
  • Sahte unipolar ile multipolar (çok kutuplu) ve
  • Aksonsuz nöronlar şeklinde sınıflandırılır.

Hücresel farklılıklar, sinir hücrelerinin fonksiyonları ile yakından ilişkilidir ve nöronun yapısal özelliklerinin hücre fonksiyonlarına uyumlu bir şekilde biçimlendiği görülür.

Sinir Sisteminin Diğer Hücreleri

Merkezi sinir sisteminde, nöronlar dışında hücreler de bulunur. Tümüne birden nöroglia adı verilen bu hücrelerin sınırsız sinir hücrelerinin sayısından onlarca kat fazla olduğu belirtilir. Bu hücrelerden bazıları, merkezi sinir sistemindeki aksonların miyelin kılıfını oluşturarak sinirsel iletinin kalitesini ve hızını arttırırken (oligodendroglialar), diğerleri merkezi sinir siteminde -bağışıklık yanıtlarına- aracılık ederler (mikroglialar).

Oligodendrogliaların etkilendiği bir bozukluk olan, multiple skleroz (MS) hastalığında motor ve duysal işlevlerin yanı sıra bilişsel ve duysal işlevlerde de bozulma ortaya çıkabilir. Bunun nedeni ise, miyelin kaybı sonucu sinirsel iletinin aksamasıdır.

  • Merkezi sinir sistemi dışındaki aksonların miyelin kılıfı başka bir hücre tipi olan, Schwann hücreleri, tarafından yapılır.
  • Bir başka hücre tipini oluşturan, astrositler, sinir hücrelerinin gereksinim duyduğu iyon ve molekül dengesinin sağlanması, sinir hücreleri arasında yeni bağlantıların oluşmasının düzenlenmesi ve kandan beyne madde geçişinin kontrolü gibi daha geniş etkinliğe sahip hücrelerdir.

Sinir sisteminde bulunan diğer bir hücre tipi ise, epandim hücreleridir. Bu hücreler, beyin omurilik sıvısının yapımından sorumludur.

Sinir Hücrelerinde Uyarının Oluşması: İletilmesi ve Aktarılması

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın